HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Güncel

DİSK, KESK, TMMOB iş bıraktı

Ülkede bulunan savaş koşullarına ve ölümlere tepki göstermek amacıyla Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK), Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) Sabri Yalım Park

29 Aralık 2015 Saat: 23:38
DİSK, KESK, TMMOB iş bıraktı
DİSK, KESK, TMMOB iş bıraktı


Ülkede bulunan savaş koşullarına ve ölümlere tepki göstermek amacıyla Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu(KESK), Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) Sabri Yalım Parkı’nda ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kurumlar adına basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Gülizar Ateş yaptı.

 

GÜN  BARIŞI İNŞA ETME GÜNÜDÜR

 

Basın açıklamasında konuşan Gülizar Ateş: “Çocukların, kadınların, gençlerin, yoksulların kanının aktığı, anaların gözyaşının kurumadığı, insanlarımızın yıllarca unutamayacakları acılar yaşayacakları bir arada yaşama umudunun gittikçe tükendiği bir savaşa ne içeride ne de dışarıda razı olmadığımız her alanda dile getirdik. Bu konuda endişemiz gün geçtikçe artıyor. Doğu ve Güneydoğu’da uygulanan sokağa çıkma yasakları, askeri yığınaklar, okulların, hastanelerin ve devlet dairelerinin karargâhlara dönüştürülerek çatışmaların bütün bölgeye yayılmasıyla birlikte ilçeler, şehirler abluka altına alınıp boşaltılmakta, yüzlerce insan evlerinden alınarak kapalı spor salonlarına hapsedilmekte, insan cesetleri günlerce sokakta bırakılmakta, almaya çalışan yakınlarına ateş açılmaktadır. Bu durum bir savaş halini andırmaktadır. Bu durumun son bulması için biz elimizden ne geliyorsa yapacağız. İnsanların öldürülmesine seyirci kalmayacağız. Bu nedenlerle biz ‘savaşa karşı barış için’ DİSK, KESK, TMMOB olarak üretimden gelen gücümüzü kullanarak hizmet üretmiyoruz” dedi ve beş dakikalık oturma eyleminden sonra basın açıklaması son buldu.

Basın açıklamasının sonunda beş dakikalık oturma eylemi yapıldı.

  

Öte yandan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Gebze Şubesi tarafından gerçekleştirilen yürüyüş ve basın açıklamasında yaşanan çatışmaların bir an önce son bulmasını talep edildi.

Gebze Yeniçarşı girişinde toplanan  Eğitim-Sen, CHP, ÖDP, EMEP, Emekli-Sen, HDP ve çeşitli STK temsilcileri bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Grup sloganlar eşliğinde Gebze Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sonrası  Eğitim-Sen Gebze Şube Başkanı Güngör İrdem yaptığı açıklamada, “Ülkenin her yanından ağıtlar yükseliyor, kentler, yaşam alanları kuşatılarak çatışma ve katliamlarla, ülke adım adım savaşa sürükleniyor. Gençlerin, yoksulların kanının aktığı, analarımızın gözyaşının kurumadığı, halklarımızı geri dönülmez biçimde kaosa sürükleyen bu gelişmelere seyirci kalınamaz. Özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra, iktidarını korumak, yeni baskıcı/otoriter bir sistem kurmak için savaş ve çatışmalardan medet uman siyasi iktidar içeride ve dışarıda savaş konseptini tırmandırarak yükseltmeye başladı. Buna istinaden de Türkiye’de barış düşmanları, savaşa tapanlar birleşmiş durumdalar.

 

İNADINA BARIŞ 

Şunu çok iyi biliyor ve bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz ki; Türkiye’de savaş karşıtları da birleşmediği, savaşa, çatışmalara, katliamlara, çocuk, kadın, genç ölümlerine, okul, hastane, yurt ve ilçe boşaltmalarına, bir halkın kendi ülkesinde sığınmacı yapılmasına karşı çıkmadıkça barış olmayacaktır. 10 Ekim katliamının hesabı sorulmadan, gerçek katiller açığa çıkarılmadan yeni katliamların önü alınamayacaktır. Bugün bu nedenle buradayız. Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkımdır demek için, İnadına barış demek için buradayız. Barışın sağlanamaması demek, Saray’dan alınan icazetle, namluların çocuk, genç, yaşlı, kadınlara çevrilmeye devam etmesi, kıyım ve katliamların artırılması demektir.

 

40 BİN ÖĞRENCİ SAHİPSİZ BIRAKILDI

Güneydoğu’da yaşananlar tüyler ürperticidir. Aylardır tanık olduklarımız vahşet boyutlarındadır. Toplam 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 17 ilçede toplam 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasakları ilan edilmiştir. Şimdi artık hesabını tutamayacağımız kadar çoğaldı sokağa çıkma yasakları. Sokağa çıkma yasakları ilan edilip üzerine operasyon yapılan, elektriksiz, susuz kalan, açlık tehlikesiyle burun buruna gelen, evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan hatta yakınlarını yitiren insanlarımızı çok daha büyük tehlikeler beklemektedir. Devlet, yaklaşık 3 bin 800 öğretmeni savaş boyutundaki operasyon öncesi hizmetiçi eğitim adı altında ilçelerden çıkarırken 40 bin öğrenciyi kaderlerine terk etmekle ve sağlık emekçilerini hastanelere hapsetmekle çok tehlikeli bir mesaj vermiştir.

 

ÜLKE CEZAEVİNE HALİNE GELDİ

Artık köyler değil, ilçeler, şehirler boşaltılmakta, özellikle çocuklar ve kadınlar hedef alınarak katledilmektedirler. Şimdi de toplumsal hafızanın yok edilmesi amacıyla tarihi eserler tahrip edilmekte, okullar, hastaneler, öğrenci yurtları boşaltılarak şehirler polis karakolları ve askeri karargâhlar haline getirilmektedir. Büyük bir cezaevi haline getiriliyor ülkemiz.  Bölgede belediye eşbaşkanlarının tutuklanması, eğitim ve sağlık emekçilerin can güvenliklerinin ortadan kaldırılarak kamu hizmeti yapamayacakları hale getirilmeleri, sokaklara topların, tankların yerleştirilmesi, iktidarın iddia ettiği gibi sorunun sadece “hendek” olmadığını; asıl niyetlerinin Güneydoğu’dan Ortadoğu’ya uzanan büyük bir bölgenin savaş alanı haline getirmek olduğunu göstermektedir.

 SAVAŞ CEHENNEM DEMEKTİR

Hükümeti ve Meclis’i bu konuda uyarıyoruz. Gidilen yol, kan ve gözyaşlarının sel olup akacağı bir yoldur. Bir kez daha söylüyor ve uyarıyoruz: Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım demektir. Savaş, cinayet demektir. Savaş, baskı, şiddet ve sömürünün katmerlenerek artması demektir. Savaş, emekçilerin ekmeğinin küçülürken zenginlerin kasalarının dolması demektir. Savaş, emeğin haklarının tamamen ortadan kaldırılması demektir. Savaş, demokrasi ve özgürlüklerin bitirilmesi demektir. Savaş, insan haklarının, hukuk ve adaletin hiçe sayılmasıdır. Savaş, çevrenin, doğanın tahrip edilmesi demektir. Savaş, savaş kararı alanların çocuklarının değil, emekçi halk çocuklarının gönderildiği bir cehennem demektir. Savaş sürdükçe halk konuşamayacak. Savaş sürdükçe kan ve gözyaşı akmaya devam edecek. Savaş sürdükçe onlar kasalarını dolduracak, halk yoksulluğa mahkum olacak.

 

ÇÖZÜM GERÇEK DEMOKRASİDEDİR

Akan kan ve gözyaşlarını durdurmanın tek çaresi, halklara karşi açilan bu savaşi derhal durdurmaktir. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere de sesleniyoruz: Bu topraklarda kimsenin ölmesini istemiyoruz. Sendikalar olarak, meslek örgütleri olarak, demokratik kitle örgütleri olarak biz barişin tarafindayiz. Görevimiz, insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmak değil, insanları yaşatmaktır! Bu iktidarın demokrasiye tahammülü yoktur. Yok ederek, yok sayarak, kırarak, ezerek, dökerek sorunları bitirmek, muhalefeti sindirmek istemektedir. Oysa çözümün ne olduğunu herkes biliyor. Çözüm, evrensel bir hak olan insan haklarının tanınması, temel sorunlarda demokratik çözüm için acil adımlar atılmasıdır. Çözüm, herkesin diline, kültürüne, doğasına özgürce sahip olmasıdır. Bunun bahşedilen bir lütuf değil bir ülkenin zenginliğinin açığa çıkması olduğunun herkesçe anlaşılmasıdır çözüm. Kısaca çözüm, Türkiye’nin gerçek bir demokrasiye kavuşmasıdır.

 

BARIŞI İNŞA ETME GÜNÜ

Biz umudun, insanı insan yapan gücünü de biliyoruz. Bir gün insanlık umudun bilinmeyen gücünü ortaya çıkaracak; adaletsizlikleri kökünden söküp atacak; insanlık açlıktan, yoksulluktan, aşağılanmaktan kurtulacaktır. Savaş isteyenler, katliam ve cinayetleri yaygınlaştıranlar şunu çok iyi bilsinler ki, bizler kardeşlerimizin elini simsiki tutacak, her koşulda birlikte olacak, birlikte mücadele edeceğiz. Son kişi kalana kadar barış ve demokrasi mücadelesini sürdürmekten geri kalmayacağız. Gün yaşananları seyretme günü değil, ‘içeride ve dışarıda savaş çığlıkları atanlara karşı yüksek sesle ve cesaretle öldürülenler kim olursa olsun bizim çocuklarimiz yaşasın halklarin kardeşliği diye haykırma günüdür. Gün, savaşı durdurma, barışı inşa etme günüdür. Bu görev önümüze en son 10 Ekim barış karanfili yoldaşlarımız tarafından kondu. Vasiyetin gereklerini yerine getirmek için gece gündüz mücadele etmek dışında ne bir seçeneğimiz ne de başka bir yol var” dedi. Yapılan basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.

KESK, DİSK ve TMMOB, “Savaşa karşı barış” sloganıyla, bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Gebze’de gerçekleşen basın açıklamasında ülkemizde çözümün temel insan haklarının tanınmasından geçtiği belirtildi.

1-152.jpg

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Kendimi hatırlamak kendimi hatırlatmaktan iyi gelir bana...

Kendimi hatırlamak kendimi hatırlatmaktan iyi gelir bana...

 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız