HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Güncel

Gazi Katliamının 24’üncü yılında protesto ve anma

Gazi Cemevi önündeN Eski Karakol önüne yürüyen halk, katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıdı.Anma, yapılan yürüyüşün ardından, mezarlıkta okunan basın açıkalması ile son buldu.

12 Mart 2019 Saat: 17:57
Gazi Katliamının 24’üncü yılında protesto ve anma
Gazi Katliamının 24’üncü yılında protesto ve anma

İSTANBUL- 12 Mart 1995 günü Gazi Mahallesi’nde dört kıraathane ve bir pastanenin kimliği belirsiz kişiler tarafından taranması sonucu bir kişi yaşamını yitirdi, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırıyı protesto amacıyla başlayan gösteriler İstanbul’un başka semtlerine de yayılarak 15 Mart’a kadar sürdü. 22 kişi katledilmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Katliamın üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen bu planlı saldırının kimler tarafından organize edildiği ortaya çıkarılmış değil.

24. yılında anılıyor

Gazi’de katledilenler bugün 24. yılında anılıyor. Gazi Cemevi önünde toplanmanın ardından, Eski Karakol önüne yürüyen halk, katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarını taşıdı.

Anma, Gazi Cemevi’nden karakola yapılan yürüyüşün ardından, mezarlıkta okunan basın açıklması ile son buldu.

12 Mart 1995

12 Mart 1995 akşamı saat 20.00 sularında Yavuz, Doğu, Dostlar ve Öntaş adlı kıraathaneler bir taksi içerisinden otomatik silahlarla ateş açan saldırganlar tarafından tarandı. Açılan ateş sonucu Halil Kaya adlı bir yurttaş hayatını kaybetti, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganların içinden ateş açtıkları taksinin ise gasp edildiği, şoförünün öldürüldüğü, aracın ise olaydan sonra yakıldığı ortaya çıktı. Saldırganlar ortalıktan kayboldu. Saldırıda emniyetin ihmalkarlığını protesto etmek isteyen mahalle halkı cemevi önünde toplandı ve karakola doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün başladığı esnada polis panzeri üzerinden açılan ateş sonucu Mehmet Gündüz isimli bir yurttaş daha hayatını kaybetti.

Katliam derinleşiyor

İki kişinin yaşamını yitirdiği akşam, bir nevi ertesi gün yaşanacak katliamın provası niteliğindeydi. 13 Mart günü saldırıyı protesto etmek için İstanbul’un farklı yerlerinden yaklaşık 15 bin kişi Gazi Mahallesi’ne geldi. Devlet de ‘gerekli tedbirleri’ almış mahalleyi adeta karakol bahçesine çevirmişti. Karakola -günümüzde Eski Karakol olarak bilinen bölge- doğru yürüyüşe başlanacağı esnada polisin kalabalığa ateş açması sonucu çatışmalar başladı. Polisin hedef gözeterek ateş açtığı çatışmalarda 15 kişi yaşamını yitirdi. Gazi, Zübeyde Hanım ve Esentepe mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Ankara Kızılay Meydanı

Gerçekleşen katliama karşı halkın öfkesi dinmiyordu. Sokağa çıkma yasağına rağmen devam eden gösterileri bastırmak için 14 Mart günü mahalleye askeri birlikler sevk edildi. Gösteriler sadece mahalle ile sınırlı kalmadı, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de tepkilere neden oldu. Ankara Kızılay Meydanı’nda Gazi Katliamı’na karşı yapılan eylemde polis saldırısı sonucu 36 kişi yaralandı.

Dönemin siyasileri ve kamu görevlileri yekvücut şekilde Gazi Mahallesi’nde yapılan ilk saldırının ve devamında gerçekleşen katliamın üstünü kapatmaya çalıştılar.

Devletin ‘sağduyusu’

22 kişinin öldürüldüğü katliamın gerçekleştiği tarihte başbakan olan Tansu Çiller, partisinin (Doğru Yol Partisi) grup toplantısında yaşananlar için ”Açıkça söylüyorum; devlet bu kadar sağduyulu ve olaya bu kadar hakim olmasaydı, bugün kontrol altına alınmış olan bu olay çok daha vahim bir hale gelebilirdi.” yorumunda bulunuyordu.

Söz konusu tarihte İçişleri Bakanlığı yapan Nahit Menteş ise kafa karıştırıcı birçok isim vererek, esas faillerin ortaya çıkarılmasındaki isteksizliğini şöyle açıklıyordu:

“PKK olabilir, Hizbullah olabilir. Beraber işbirliği yapmış da olabilirler. Yani kötülükte her zaman işbirliği yapabilir bunlar. Hangi örgüt olduğunu bilsek, olay bitecek. Ancak şu bir gerçek ki 12 Eylül öncesi Dev-Yol ve Dev-Sol buralarda at oynatmış.”

‘Taltif edildiler’

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İstanbul valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul İl Emniyet Müdürü Necdet Menzir katliamın gerçekleştiği yılın 24 Aralık’ında yapılan genel seçimlerde Doğru Yol Partisi’nden milletvekili seçilerek, yaptıklarının bir karşılığı olarak adeta ‘taltif edildiler’.

Kaynak: Yolculuk gazetesi

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Eğitim-Sen  Ağustos'ta başlayacak olan Toplu Sözleşme taleplerini açıkladı

Eğitim-Sen Ağustos'ta başlayacak olan Toplu Sözleşme taleplerini açıkladı

 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Depolama Taşıma iletme sistemi Merdiven Tırmanma Cihazı Engelli merdiven tırmanıcı Uluslararası evden eve nakliyat Adaklık