HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Güncel

Havalimanı işçilerinin davası başladı...'Kölelik koşullarına teslim olmama iradesi yargılanıyor'

Bugün tutuklu 31 işçi hem de tutuksuz yargılanan 30 işçinin davası İstanbul Gaziosmanpaşa 14.Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

5 Aralık 2018 Saat: 10:08
Havalimanı işçilerinin davası başladı...'Kölelik koşullarına teslim olmama iradesi yargılanıyor'
Havalimanı işçilerinin davası başladı...'Kölelik koşullarına teslim olmama iradesi yargılanıyor'

Duruşma öncesi, 3. Havalimanı İşçileri Dayanışma Platformu tarafından bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, 14 Eylül’de gerçekleştirilen eylemle inşaat işçisinin patronlara “köle değiliz!” yanıtı verdiği ve bu yanıtın patronları titretmeye yettiği belirtilirken, 30’u tutuklu olmak üzere mahkemeye çıkarılacak 61 kişi nezdinde yargılananın işçilerin sömürüye ve iş cinayetlerine karşı mücadelesi ve başta inşaat işçileri olmak üzere, tüm işçi sınıfının davası olduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada şöyle denildi:

3. Havalimanı inşaatı başladığı günden bu yana işçi arkadaşlarımız için bir sömürü cehennemi oldu. Burada kaç işçinin öldüğü dahi bilinmiyor. O kadar ki devletin resmi açıklamaları bile birbirini tutmamaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2013-2018 yılları arasında 30 işçi öldü derken, en son Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) bu rakamın 52 olduğunu söyleyebilmektedir!

Upuzun servis ve yemek kuyruklarına, onur kırıcı diğer davranışlara, tahtakurulu yatakhanelere, eksik yatırılan sigorta primlerine, düzensiz ödenen ücretlere, muayene olmanın bile rencide olmakla özdeş olmasına değinmiyoruz bile.

Çünkü işçi kanına sudan ucuz muamelesi yapanlar, üç kuruşluk harcamalar yapmak yerine gözünü kırpmadan işçi kanı dökenlerin bunları yapması şaşırtıcı değil.

Her biri doğanın-insanın katliyle özdeşleşen o canavar mega projelerin siyaset ve rant hesaplarıyla hızlandırılarak tamamlanması için işçileri üretim baskısı altına alıp, kan dökmekten kaçınmayanların bunu yapması ya da bunları denetlememesi şaşırtıcı değil.

Bizzat bir bakanın ya da cumhurbaşkanının çıkıp övünerek İGA patronlarına teşekkür ederek, “Şirketlerimizi proje zamanında yetişsin diye çok baskıladık” dediği bir ülke burası. O baskılamanın işçilerin posası çıkarcasına çalıştırılması anlamına geldiğini, iş cinayetlerine davetiye çıkardığınıysa herkes biliyor.

Bunların her biri ağır birer itiraftır, ağır birer suçtur. Fakat bu suçları işleyenler ve pişkince itiraf edenler değil, “köle değiliz” diyerek direnme haklarını kullanan işçi arkadaşlarımız yargılanıyor. Onların bu isyanını üretimden gelen güçlerinin farkında olma noktasına taşımaya çalışan sendikacılık anlayışı yargılanıyor.

Bugün burada, “köle değiliz, işçiyiz!” diyerek incinen onurlarına, gasbedilen haklarına, dayatılan kölelik koşullarına isyan eden işçi kardeşlerimiz yargılanıyor!

Bugün burada aslında tüm bir işçi sınıfı ve emekçiler yargılanıyor.

Kölelik koşullarına teslim olmama iradesi yargılanıyor

Azami kar arayışıyla işçi kardeşlerimizin iliğini soğuran patronlar sınıfının yarattıkları sistemin yaşadığı ağır ekonomik-siyasi krizin ağırlaşan sömürüsüne rıza göstermeyecek işçi ve emekçilere baştan bir mesaj salınmak isteniyor. “Direnirseniz sonununuz gözaltı-cezaevi ve hatta ölüm olur” denilmek isteniyor.

Bugün burada geleceğimiz yargılanıyor kısaca…

14 Eylül’de incinmiş onurları, posası çıkmış bedenleriyle kolektif bir öfke yumağı olan işçi arkadaşlarımız seçtikleri temsilcileri ve sendika yöneticisi arkadaşlarımızla 17 maddelik bir talep listesi oluşturdular.

O liste patronlar ve onları sözümona denetlemekle sorumlu resmi kurumlar hakkında yapılmış kolektif bir suç duyurusudur.

İşçi sınıfının bu en örgütsüz, en sahipsiz bölüğünün onur çığlığıdır. Tüm bir işçi sınıfının onur çığlığı… Aynı zamanda direnme ve örgütlenme hakkını kullanma bilinci ve bir sınıf olma yönelimidir.  

Bugün burada bu yargılanıyor!

Bu yargılamanın toplumun  ezilenlerinin ve mücadele eden kesimlerinin bilincindeki tek anlamı sınıfsal bir saldırı olduğudur! Geleceğe de bu şekilde taşınacak, işçi sınıfının emekleyen bölüklerine yol göstermeye devam edecektir. İşte bunu ne yaparlarsa yapsınlar engelleyemeyecekler!

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Karamollaoğlu: Asgari ücret en az 2 bin 400 lira olmalı

Karamollaoğlu: Asgari ücret en az 2 bin 400 lira olmalı

 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız