Orhan Keskin Ankara Mimarlar Odası'nda anıldı

Orhan Keskin Ankara Mimarlar Odası'nda anıldı

9 Mart 2018 Saat: 23:21

Orhan Keskin 12 Eylül döneminin baskısının en ağır hissedildiği yerlerden biri olan Diyarbakır Cezaevi'nde işkenceye karşı yürütülen ölüm orucunda 3 Mart'ta 1984'de hayatını kaybetmişti.

Direnişinin 40’ıncı günü fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Kendisine geldiğinde koluna takılan serumu söküp attı. Mart 1984’de 50. güne ulaşan ölüm orucu, taleplerin kabul edilmesiyle son buldu. Derinişin bittiği 3 Mart akşamı Orhan Keskin hastanedeydi ve zaferi göremeden hayatını kaybetti.
Orhan'ın şuurunu yitirdiği anlarda hücreyi inletircesine sürekli sayıkladığı cümle olan "Bana Beyaz Bir At Getirin" adıyla, yaşam ve mücadele öyküsünü ailesi ve arkadaşlarının tanıklıkları üzerinden ele alan biyografisi Azad Sağnıç tarafından kaleme alındı.

Orhan Keskin kimdir?
1956 yılında Ardahan'da ilerici bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Silvan Lisesi'nde okuduğu yıllarda devrimci düşüncelerle tanıştı. Liseyi bitirdikten sonra ailesiyle birlikte Tatvan'a gitti. Devrimci Hareket'le ilişkisi Tatvan'da bulunduğu dönemde gerçekleşti. Orhan Keskin, 1977 yılında Diyarbakır Eğitim Enstitüsü, Matematik Bölümü'ne kaydoldu. Ancak Tatvan'daki çalışmaları nedeniyle okula fiilen başlayamadı. Bu dönemde sadece Tatvan'da değil, giderek Bitlis, Van, Siirt, Mardin gibi bölgelerinde gelişen devrimci mücadele ile de ilişki kurdu. Siyasal pratik içinde yetkinleşirken özellikle ulusal sorun konusunda teorik çalışmaları ile bölgedeki diğer gençlerin eğitiminde önemli rolü oldu.
Diyarbakır'da Devrimci Yol hareketinin Türk kökenli üniversiteli öğrenci çevresini aşarak, Kürt gençliğine ve kentin gecekondu mahallelerine açılması çalışmaları Orhan Keskin'in çabalarıyla önemli mesafe kaydetti.
Diyarbakır'da 1980 Mayıs'ında yaralı olarak yakalandı. Gözaltında kendisine yüklenmeye çalışılan suçları kabul etmedi. Tutuklanarak Diyarbakır Cezaevi'ne gönderildi.
12 Eylül döneminin baskısının en ağır hissedildiği yerlerden biri olan Diyarbakır Cezaevi'nde işkenceye karşı yürütülen direnişe Orhan Keskin’de katıldı. 2 Ocak 1981'de başlayan direniş 12 gün sonra hiçbir kazanım elde edilemeden bitti. Baskı ve zulmün artarak sürmesi sonucu Eylül 1983'de ölüm orucu başlatıldı. 40 gün sonunda verilen sözler üzerine direnişe son verildi. Ancak verilen sözler yerine getirilmedi. Sonunda 14 Ocak 1984'de yeni bir ölüm orucu başlatıldı. Orhan Keskin'in cezasının bitimine az bir süre kalmasına karşın direnişe katılmakta hiç tereddüt etmedi.