Güncel

2020 yılı Ege Bölgesi Hapishane Raporu açıklandı

2020 yılı Ege Bölgesi Hapishane Raporu'nu açıklayan İHD İzmir Şubesi, hapishanelerde artarak yaygınlaşan hak ihlallerinin derhal ortadan kaldırılmasını istedi.

19 Mart 2021 Saat: 23:52
2020 yılı Ege Bölgesi Hapishane Raporu açıklandı
2020 yılı Ege Bölgesi Hapishane Raporu açıklandı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, 2020 yılı Ege Bölgesi Hapishane Raporu'nu dernek binasında düzenlenen basın toplantısında açıkladı. 

Raporu okuyan İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İncin, İzmir 1 ve 2 Nolu F Tipi (Kırıklar), Buca Kapalı/Açık Hapishanesi, İzmir Kadın Kapalı, İzmir 1, 2, 3, ve 4 Nolu T Tipi, İzmir Çocuk Kapalı, Ödemiş T Tipi, Menemen R Tipi, Menemen T Tipi, Akhisar T Tipi, Burhaniye T Tipi için; ilgili kurum ve derneklerle yapılan görüşmeler, tutsakların aileleri ve avukatları tarafından derneğe yapılan başvurular, hapishanelere yapılan avukat ziyaretleri ve tutsaklar tarafından gönderilen mektuplarla sorunların aktarılması sonucunda Ege Bölgesi Hapishanelerinde yaşanan hak ihlalleri, İHD İzmir Şube Hapishane Komisyonu tarafından rapor haline getirdiklerini kaydetti.

'İNSANLIK ONURUYLA BAĞDAŞMAYAN YÖNTEMLER 2020 YILINDA DA DERİNLEŞTİ VE YAYGINLAŞTI'
İncin, "Hapishanelerde baskıcı ve insanlık onuru ile bağdaşmayan yöntemlerle; tecrit, işkence ve yaşam hakkı ihlalleri, hasta mahpusların tedavi ve sağlığa erişimine dair ihlaller, ileri yaştaki mahpuslara yönelik ihlaller, aşırı doluluk ve neden olduğu ihlaller, ceza infaz sisteminde giderek derinleşen ayrımcılık ve benzeri sorunlar 2020 yılında da derinleşerek ve yaygınlaşarak devam etmiştir" dedi. 

Her geçen gün hapishanelere yenilerinin eklendiğini kaydeden İncin, infaz yasasının hapishanelerdeki hak ihlallerini ve tutsaklar arasındaki ayrımcılığı daha da arttırdığının altını çizdi. 

'HAK İHLALLERİ GİTTİKÇE ARTI'
Covid-19 salgınında hapishanelerin tutsakların bir arada ve kalabalık, küçük ve hijyenik olmayan koğuşlarda yaşadıkları göz önüne alındığında hijyenin sağlanmasının, kişisel koruyucu tedbir ve önlemlerin alınmasının neredeyse imkansız olduğunu kaydeden İncin, "Raporumuzda yer alan ailelerden ve mahpuslardan gelen bilgilere de bakılacak olunursa hapishanelerde gereken önlemlerin alınmadığı, uygulamalarda keyfiliğin sağlık hizmetlerinde de yetersizlik olduğu ve hak ihlallerinin gittikçe arttığı görülmektedir" diye konuştu. 

'ÖCALAN VE DİĞER TUTSAKLAR ÜZERİNDE UYGULANAN TECRİT KALDIRILMALI'
İncin, "Şunu vurgulamak gerekir ki; insan haklarının başat unsurunu oluşturan yaşam hakkı kutsaldır. İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan mahpuslar için daha önce de açlık grevleri yapılmış, bu grevlerin etkisi ile tecrit geçici olarak kaldırılmış, ancak 7 Ağustos 2019 tarihinden beri görüş yasakları yeniden devreye girmiştir. Bu durum BM Mandela Kuralarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu'na aykırıdır. Adalet Bakanlığı tarafından bir an önce yasal olmayan bu uygulamaya son verilmeli, gerek avukat gerekse aile görüşleri yaptırılmalıdır. Ayrıca tüm hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine son verilerek, kişi onuruna yakışır muamele yapılması, mahpuslara yönelik işkence, kötü muamele ve insan onuruna aykırı davranış yasağı kapsamında muamelelerin ve diğer hak ihlallerinin ortadan kaldırılması, hasta mahpusların tedavilerinin aksatılmadan yapılması, hastane sevkleri sonrası karantina koşullarının tecrit işkencesi uygulamasına dönüştürülmesinin önlenmesi hususunda Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumları ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmalıdır. İmralı Hapishanesi'nde kalmakta olan Abdullah Öcalan ve diğer mahpuslar üzerinde uygulanan ağır tecrit, bu tecrit koşullarının diğer hapishanelere de yaygınlaştırılması ve hak ihlallerine karşı mahpuslar, 27 Kasım'da tekrar başladıkları açlık grevini halen 5 er günlük dönüşümlü olarak sürdürmektedirler. Bu nedenle tecrit uygulamasına derhal son verilmelidir. Hapishanelerde giderek artan tecrit uygulamalarının kaldırılması ile işkence ve kötü muamele yasağına aykırı eylemlerin önlenerek sorumlular hakkında etkili soruşturma yöntemlerine başvurulması gerekmektedir" ifadelerini kullandı. 

'HASTA MAHPUSLARIN ÖLÜMÜNE SEYİRCİ KALINMAKTA'
İHD Genel Merkezi'nin son güncel listesinde hapishanelerde en az 590'ı ağır olmak üzere en az bin 564 hasta tutsağın bulunduğunu söyleyen İncin, şöyle devam etti: "Hasta mahpusların ölümüne seyirci kalınmakta, mahpuslar tabutla tahliye olmakta bürokratik engeller yasal zorluklar adeta hastalığı da bir işkenceye dönüştürmektedir. Özellikle hasta mahpusların tedavilerinde ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Rutin kontrollere götürülmeleri gereken hasta mahpuslar götürülmemekte, araç ve personel eksikliği gibi değişik gerekçeler ileri sürülmektedir. Ayrıca hastalığına özgü yemek verilmesi gereken mahpuslara bu imkanların sağlanmasında sorunlar yaşanmaktadır. Adli Tıp Kurumunun vermiş olduğu yanlı ve bilimsellikten uzak kararları ile güvenirliğini yitirmiştir. Tam teşekküllü hastanelerin vermiş olduğu raporlar da infaz rejimi açısından bağlayıcı olmalıdır. Tüm bu hak ihlalleri göz önüne alındığında; mahpusu insan saymayan zihniyet gerek yasal düzenlemeler, gerek uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engeller mahpuslar için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmaktadır."

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ SIRALANDI
İncin, sorunların çözümü için şu önerileri sıraladı:
 "Başvuru ve şikâyetlerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın ve derhal gerekli mercilere ulaştırılması sağlanmalı.
■ Adli ve idari mekanizmalar, yapılan başvuru ve şikayetlerle ilgili etkin soruşturma yürütmelidir.
 Hapishane rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanmalı.
 Mahpusların aile ve dış dünya ile temas hakkı engellenmemelidir.
 Mahpuslar uluslararası ve ulusal mevzuatın emrettiği şekilde ailelerine ve avukatlarına mümkün olduğunca yakın hapishanelere sevk edilmelidir.
 Gazete, dergi, radyo, kıyafet, mektup ve kitap kısıtlaması vb. gibi çağ dışı yaklaşımlar terk edilmelidir.
 Anadilde görüşme, yazışma ve savunma hakları yasal güvence altına alınmalı, keyfi engellemeler kaldırılmalı.
 Mekan ve üst aramaları insan onuruna aykırı olmamalıdır.
 Adeta mahpusları sindirme araçları haline gelen, disiplin cezalarında insan haklarına aykırı yasal düzenlemeler kaldırılmalı, pratikten kaynaklanan hukuka aykırılıklar giderilmelidir.
 Mahpuslara yaşatılan işkence ortamından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insan onuruna yaraşır bir şekilde bir muamele gösterilmelidir.
 Yerel ve uluslararası mevzuat hükümlerine uygun şekilde, 'bağımsız', ulusal ve uluslararası heyetlerin etkin denetim mekanizmalarının oluşturulmasının önü açılmalıdır.
 Hapishane hekimi ve tıbbi personelinin İstanbul Protokolü eğitimi almaları sağlanmalıdır.
 Mahpuslar üzerindeki tecrit uygulamaları derhal kaldırılmalıdır.
 Mahpusların, sosyal ve kültürel aktivitelerindeki kısıtlamaları kaldırılmalıdır.
 Mahpuslarla ilgili olarak 'ayrımcılık yasağına' aykırı düzenleme ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.
 Başta yaşam hakkı göz önüne alınarak sağlığa ve tedaviye erişim haklarının önündeki engeller ve kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
 Pandemi sürecinde Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere bu alanda çalışan kurum ve kuruluşların önerileri dikkate alınarak bu uyarılara uygun önlem ve tedbirler alınıp, düzenli olarak kontrolleri sağlanmalıdır."

'HAPİSHANELERDE HAK İHLALLERİ ORTADAN KALDIRILMALI'
Bağımsız sağlık kurumları, bağımsız meslek kuruluşları ve insan hakları örgütleri ile ilgili kuruluşların yer alacakları gözlem heyetleri oluşturabilmek için gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak, hapishanelerin incelenmeye açılmasının sağlanması gerektiğini vurgulayan İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İncin, "Biz insan hakları savunucuları her ne konumda ve durumda olurlarsa olsunlar insanların insan onuruna yakışır bir şekilde yaşam haklarını savunuruz. Yetkililerden hapishanelerdeki mahpusların da insan onuruna yakışır bir şekilde yaşama hakları olduğunu hatırlatır; bu kadar hak ihlalinin olduğu bir ortamda insanca yaşamanın mümkün olamayacağından dolayı hapishanelerin koşullarının hemen düzeltilmesini ve hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasını talep ederiz" dedi. 

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız