Güncel

Avukat İbrahim Karslı, Sivas katliamı sanığının affedilmesini AYM’ye taşıyor

Avukat İbrahim Karslı, 35 insanı yakmaktan hükümlü Sivas Katliamı sanığı Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesini Anayasa Mahkemesine taşıyor.

3 Şubat 2020 Saat: 13:28
Avukat İbrahim Karslı, Sivas katliamı sanığının affedilmesini AYM’ye taşıyor
Avukat İbrahim Karslı, Sivas katliamı sanığının affedilmesini AYM’ye taşıyor

Sivas’ta Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993 yılında ikisi otel çalışanı 35 insanı yakarak öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 27 yıldır Sivas E Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan Ahmet Turan Kılıç’ın (86) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla affedilmesine yönelik tepkiler sürüyor.

Avukat İbrahim Karslı, 35 insanı yakmaktan hükümlü Sivas Katliamı sanığı Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesini Anayasa Mahkemesine taşıyor. Karslı, “İnsanlığa karşı suç kapsamında olan durumlarda uluslararası hukukun uygulanması gerekir. Avrupa İnsan hakları Mahkemesi kararları bu yöndedir. Demokratik hukuk devletine inanan tüm hukukçuları desteğe çağırıyorum” dedi. 

Avukat İbrahim Karslı yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Bir hukukçu olarak Sivas Katliamı sanığı Ahmet  Ahmet Turan Kılıç hakkında sayın Cumhurbaşkanı tarafından Anayasadaki yetkisini kullanmak suretiyle verdiği af kararını Anayasa Mahkemesine taşımaya karar verdim. Sürece göre Uluslararası mahkemelere de başvuru halklarımız mevcuttur. Normal şartlarda Cumhurbaşkanı kararları Anayasa 125/4 maddesi gereğince yargı denetimi dışındadır. Fakat insanlığa karşı suç kapsamında olan durumlarda uluslararası hukukun uygulanması gerekir. Avrupa İnsan hakları mahkemesi kararları bu yöndedir. Bu kararımın hukuki gerekçelerini ileride açıklayacağım. Demokratik hukuk devletine inanan tüm hukukçuları da desteğe çağırıyorum.

Devletin başı sıfatıyla sayın Cumhurbaşkanı başta anayasanın başlangıç ilkelerine ve uluslararası hukukun kendisine yüklediği tüm normlara uymak zorundadır. Toplumun tamamını temsil eden bir makamın Milletin tümünün hakkı ve Hukuku adalet duyguları hususunda hassasiyetle davranması gereklidir. Yaşam hakkı bireylerin devlete olan güveni ve yüksek adalet kavramını savunmak her hukukçunun ödevidir. Ülkemizde bu tür katliamlatın tekerrür etmemesi adına teşebbüste bulunanların cesaretlenmemesi adına bireysel olarak Anayasa Mahkemesine başvuracağım. Bu başvuru yargımızın bağımsızlığı hususunda turnusol kağıdı görevi görecektir. İnsan haklarının temelinde herkesin doğuştan getirdiğine inanılan temel hak ve hürriyetleri olduğu savı vardır.

Sanık Ahmet’in ne kadar yaşam hakkı varsa 33 aydının da o kadar yaşama hakkı vardı. Tarafsızlık bir maharet değil bizzat Anayasal görevdir.

Sivas Katliamı bir insanlık suçudur.

İnsanlığa karşı suç kavramı ilk kez uluslararası bir platform da nürenberg mahkemesi'nde ifade edilmiştir.

bir suçun bu kapsama girebilmesi için sağlanması gereken şartlar; şöyledir

İnsanlığa karşı suçlar, sıradan suçlardan sahip olduğu yargılama yetkisinden dolayı üç biçimde ayrılır:

birincisi, cinayet gibi suç oluşturan eylemler “geniş ölçekli ve sistematik bir saldırının parçası olarak işlenmiş” olmak zorundadır. Dava dosyası bunun en büyük kanıtıdır.

ikincisi, eylemler “sivil bir nüfusa karşı yöneltilmek” zorundadır. insanlığa karşı suç düzeyine yükselmeyen tek başına, izole, ayrı ya da rasgele eylemler bu sıfatla kovuşturulamaz.

üçüncüsü, eylemler “bir devlet ya da organizasyonla ilgili politikaya” uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olmak zorundadır. bu yüzden, suçlar devlet görevlileri ya da kişilerin teşvik ettiği eylemler yoluyla ya da onların ittifakı veya rızasıyla işlenebilir, Katliam sonrası devlet görevlilerinin açıklamaları , askeri bir birliğin olaya müdahale etmemesi örnektir.

insanlığa karşı suçlar, aynı zamanda hükümetle hiçbir bağlantısı bulunmayan, asi gruplar gibi organizasyonların politikalarına uygun olarak işlenebilir.

Sivas Katliamı insanlığa karşı suçtur. Bu suçlar uluslarası hukuka göre zaman aşımına uğramaz ve affa uğratılmaz.

Birleşmiş Milletler (BM) Savaş Suçları Ve İnsanlığa Karşı Suçlar Bakımından Kanuni Sınırlamaların Uygulanmayacağına Dair Sözleşmedir.[2] Bu sözleşmenin 1. Maddesinde, “işlendiği ülkenin iç hukukuna göre ihlal oluşturmayan fiiller olarak kabul edilseler bile, ister savaş zamanında isterse barış zamanında işlenmiş olsun, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, soykırım ve apartheid gibi gayriinsani eylemler bakımından, zamanaşımı süresinin uygulanmayacağı” belirtilmiştir.

Bu hususta bireysel başvurumu sizlerle paylaşacağım.

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız