Yaşam

Birleşik Metal-İş: Açlık sınırı bin 658 lira

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için yapması gereken harcama Şubat ayında günlük 55.27, aylık ise 1,658 lira oldu.

9 Mart 2018 Saat: 18:55
Birleşik Metal-İş: Açlık sınırı bin 658 lira
Birleşik Metal-İş: Açlık sınırı bin 658 lira

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Şubat 2018 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.

Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için, günlük 55,27 TL, aylık 1658 TL’lik harcama yapması gerekiyor. Buna göre yetişkin bir kadının sağlıklı beslenmesi için yapması gereken harcama tutarı 14.17, yetişkin bir erkeğin 14.63, 10-18 yaş arası bir çocuğun 15.65, 4-6 yaş arası bir çocuğun ise 10.82 TL. Araştırmanın sonuçlarına göre sağlıklı beslenmek için yetişkin bir kadının yapması gereken aylık harcama tutarı 425 TL olurken, bu rakam yetişkin bir erkek için 439 TL, 10-18 yaş bir çocuk için 470 TL, 4-6 yaş bir çocuk için 325 TL. 

Aynı hesaplamaya göre 4 kişilik ailenin sağlıklı beslenmek ve insanca yaşayabilmek için yapması gereken asgari harcama tutarı ise aylık 5 bin 738 TL’dir. 

.....................................................

Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM)

Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Dönem Raporu (Mart 2018)

  • ŞUBAT AYI ENFLASYONU YOKSULU VE EMEKLİYİ VURDU
  • YOKSUL DAHA DA YOKSULLAŞTI
  • YEVMİYELİLERDE GİZLİ YOKSULLAŞMA YÜZDE 13 OLDU
  • ENFLASYONA EZDİRMEYEN ÜCRETLER, FİYAT ARTIŞLARINA YENİLDİ

Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Mart 2018 Dönem Raporu’nun sonuçlarına göre TÜİK tarafından aylık yüzde 0.73 olarak açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki artış en yoksul yüzde 20’lik dilim için yüzde 0.9, emekliler için yüzde 0.91 olarak gerçekleşti. Ocak ve Şubat ayları için enflasyon yüzde 1.76 olurken, emekli bu iki ay için enflasyonu yüzde 2.24 olarak hissetti. En yoksul yüzde 20’lik kesim için aylık enflasyon yüzde 0.9 olurken, en zengin yüzde 20’lik dilim için aylık enflasyon yüzde 0.7 olarak gerçekleşti.

TÜFE’deki yıllık artış yüzde 10.26 olurken, düzenli ücretli çalışanlarda yüzde 10.72 oldu. Yıllık fiyat artışları bu dönem için üst gelir gruplarında daha fazla hissedildi. Yıllık enflasyon (TÜFE) mesleğe göre ise profesyonel meslek grupları için yüzde 11.34 olarak gerçekleşti.

AKP hükümetleri döneminde enflasyon (Mart 2003-Mart 2018 dönemi) yüzde 246 artarken, düzenli ücretli çalışanlar fiyat artışlarını yüzde 274 olarak hissetti. Buna göre son 15 yılda, enflasyon oranında, yani “enflasyona ezdirmeyen” bir ücret artışıyla yetinen bir ücretli, alım gücünü yüzde 8.3 kaybetti. Bu kayıp istatistiklere yansımadı. Kayıtlara yansımayan gizli yoksullaşma en çok yevmiyeli/gündelik çalışanları etkiledi. Enflasyon hesaplamasından kaynaklı olarak gizli yoksullaşma oranı yevmiyeli/gündelik çalışanlarda yüzde 13 oldu.

Enflasyon hesaplamasından toplumun tüm kesimleri olumsuz olarak etkilenirken, gizli yoksullaşma en yoksul yüzde 20’lik kesim için yüzde 11.4, en zengin yüzde 20’lik kesim için ise yüzde 6.8 olarak gerçekleşti.

Fiyat artışları, toplumun her kesimi için, yapılan harcamanın içeriğine bağlı olarak farklı yansıyor. Örneğin gıda fiyatlarındaki artış dar gelirliyi daha fazla etkilerken, araba fiyatlarındaki artış üst gelir gruplarını daha fazla etkiliyor. Buna karşın tüm gelir grupları için tek bir Tüketici Fiyat Endeksi açıklanıyor. Bunun bir sonucu olarak yaşadığımız enflasyon resmi enflasyon ile uyumsuzluk gösteriyor.

SONUÇ

Enflasyondaki hareketler doğrudan doğruya alım gücüne etki eden bir role sahip. Kişinin kendi yaptığı harcama kalemlerindeki fiyat artışları (enflasyonu) ile resmi Tüketici Fiyat Endeksi arasındaki fark istatistiklere yansımayan bir yoksulluğa neden olmaktadır. Aynı zamanda sepete her yıl müdahaleye olanak tanıyan yöntem, sonuçların güvenilirliği açısından soru işaretlerine neden olmaktadır. Dar gelirli için ağırlığı son derece önemli olan kira ve gıdanın, sepetteki ağırlığının sistematik olarak azalması enflasyon verileri üzerinden yaşanan tartışmaları artırmaktadır. Bu nedenle;

1)     Ücret artışı dönemlerinde, ücretlilerinin harcama alışkanlıkları dikkate alınarak ayrı bir endeks oluşturulmalıdır.

2)     Toplum tarafından yaygın olarak kullanılmadığı halde, yüksek değer taşıdığı için enflasyonu önemi oranda etkileyen ürünlerin mal sepetindeki ağırlığı gözden geçirilmeli, teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatları sürekli olarak gerileyen ürünler gelir gruplarının tüketim ölçütleri üzerinden ele alınmalıdır.

3)     Her türlü sübjektif müdahaleye açık olan yıllık sepet değişiminden vaz geçilmeli. Sepetteki değişiklikler 3’er yıllık dönemler halinde gerçekleştirilmelidir.

4)     İstatistik konseyinin kapsamı genişletilerek emek örgütlerinin katılımı ve denetimi sağlanmalıdır.

5)     Hükümetin TÜİK’e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan ve söylemlerden uzak durulmalıdır.

 

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız