Güncel

Cumartesi Anneleri 716. hafta: Müvekkilden avukata bir dosya...

Fehmi Akipa, avukatları Tahir Elçi'yi kast ederek "Müvekkilinden avukatına bir dosyayla karşı karşıyayız" dedi.

15 Aralık 2018 Saat: 19:46
Cumartesi Anneleri 716. hafta: Müvekkilden avukata bir dosya...
Cumartesi Anneleri 716. hafta: Müvekkilden avukata bir dosya...
Emre ORMAN
Cumartesi Anneleri'nin 716. hafta oturumunda kayıp yakınları 1991’te Şırnak İdil'de katliamcı JİTEM üyeleri tarafından alıkoyulan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan Agit Akipa ve İbrahim Demir'in akıbetini sormak üzere bir araya geldi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde yoğun polis ablukası altında bir araya gelen kayıp yakınları, gözaltında kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını ve kayıpları temsilen birer kırmızı karanfil de taşıdı.

'27 SENE BIRAKMADIK, 100 YIL GEÇSE DE BIRAKMAYIZ'

Agit Akipa ve İbrahim Demir'in çocukları ve torunları da alandaydı. İbrahim Demir'in kızı Deniz Demir kısa bir konuşma yaptı. Babası için, amcası için, avukatları Tahir Elçi için adalet isteyen Demir, "Nereye yasak koyarsa koysunlar biz asla bu davadan vazgeçmeyeceğiz. 27 senedir nasıl ki hala peşindeysek, 100 sene de geçse bu davanın peşini bırakmayacağız" dedi.

'MÜVEKKİLİNDEN AVUKATINA BİR DOSYA..'

Agit Akipa'nın oğlu Fehmi Akipa da söz aldı. Adaletin olmadığı bir ülkede adalet aramanın zorluğuna dikkat çeken Akipa, faillerin kim olduklarının belli olduğunu ve kendileri için önemli olanın da bu olduğunu dile getirdi. Adalet ve hukuk olmamasına rağmen hiç olmazsa katillerin hakim huzuruna çıkarılmasını talep eden Akipa, şöyle devam etti: "Tahir Elçi'yi saygıyla anıyoruz. O kadar acı bir durum ki, müvekkilden avukatına bir dosyayla karşı karşıyayız. Babam için, İbrahim amcamız için, sayın Tahir Elçi için adaletin olmadığı Türkiye'de 'adalet' demeye devam edeceğiz."

'HAYIR, BİTMEDİ!'

716. haftada basın açıklamasını kayıp Fehmi Tosun'un kızı Besna Tosun okudu.  Galatasaray’daki buluşmalarının hukuksuz bir biçimde engellenişinin 17. haftasında olduklarını dile getiren Tosun, hak ve özgürlük talep ettikleri için kaybedilen insanları gelecek kuşakların hatırlamamasının, baskıcı iktidarların en büyük arzusu olduğuna dikkat çekti. İnsanların 'yaşaması gerekenler ile ölmesi gerekenler' ve 'hatırlanması gerekenler
ile unutulması gerekenler' olarak ayırdıklarına işaret eden Tosun, "Toplumdan da bunu kabullenmesini isterler. 'Kaybettim, bu mesele bitti' diye düşünürler. Bizler tüm engellemelere karşı yurttaşlık bilinciyle 'Hayır, bitmedi!' deme sorumluluğumuzu yerine
getiriyoruz." dedi.

NE OLMUŞTU?

"36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu Köyü’nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı. Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Köye giriş ve çıkışlar asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konmuş ve askerler yerleştirilmişti.

Agit Akipa ve İbrahim Demir, askerlerin okulu, evleri ve köyü boşaltması için Kaymakamlığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvurdu. Başvurudan sonra üzerlerindeki baskı daha da arttı ve Karakol Komutanı tarafından “sizi yaşatmayacağız” diye tehdit edildiler.

12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil’den köye dönmek için diğer köylülerle birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa, Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındılar.

Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı “Onları hiç görmedik” dedi. Bir asker gizlice aileleri “mağaralara gidin” diye yönlendirdi. Bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaştı. 

Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların “adam öldürme” suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi ve 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için dosyayı Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’na gönderdi. Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde “men’i muhakeme” kararı verdi. 

2011 yılında aileler avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvuruda bulundu. Savcılık dosyaya ulaşmak için ilgili kurumlara başvurdu. Ancak bütün kurumlar arşivlerinde herhangi bir dosya, bilgi veya belgeye rastlamadıklarını bildirdi. Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Agit Akipa ve İbrahim Demir’in zorla
kaybedilmesi ve dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan yeni bir soruşturma başlatıldı. (2011/646) Ancak yürütülen soruşturmalardan bugüne kadar bir sonuç alınmadı.

Dosyanın avukatı Tahir Elçi de müvekkilleri gibi 28 Kasım 2015 tarihinde infaz edildi. Bu kanlı tarih müvekkilden vekile devroldu..."

1.jpg

2.jpg
3.jpg
4.jpg
5.jpg
6.jpg
7.jpg
deniz demir.jpg
fehmi akipa.jpg
10.jpg

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız