Güncel

Direnişin 360. Açlık Grevinin 240. günü...Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilsin!

Nuriye ve Semih için ayanışma, her hafta olduğu gibi yine Kaıköy'de toplanarak Nuriye ve Semih’in taleplerinin kabul edilmesini istedi.

4 Kasım 2017 Saat: 00:17
Direnişin 360. Açlık Grevinin 240. günü...Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilsin!
Direnişin 360. Açlık Grevinin 240. günü...Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilsin!

Açlık Grevinin 240. Gününde Süreyya Operası önündeki eylemde Semih'in canlı yayında eylem alanına bağlanıp konuşma yapması kitlenin coşkusunu bir kat daha arttırdı. Dayanışma tarafından yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

Akademisyen Nuriye Gülmen'in KHK’lerin bir gecede yılların emeğini ve bilimsel alanı yok saymasına teslim olmayarak 9 Kasım’da “İşimi Geri İstiyorum” talebi ile Ankara Yüksel Caddesi’nde başlattığı direniş Semih Özakça, Acun Karadağ, Veli Saçılık ‘ın da katılması ile bir direniş mottosu oluşturdu. Yüzbinleri mağdur eden KHK’lere karşı bir duruş kavratan direniş. toplumun bütün kesimlerinde umut yaratırken OHAL - KHK faşizmini de mahkum ve teşhir etmiştir.Tam da bu eksende iktidar için bir tehdit haline gelen Yüksel direnişi sistematik saldırı, gözaltı ve işkenceye rağmen güçlenerek büyüdü.
Siyasi iktidarın akademisyen Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın taleplerine kulak tıkaması direnişin öğretmenlerini 9 Mart’ta açlık grevi kararına taşıdı. 23 Mayıs’ta Açlık Grevi’nin 76. Gününde gece yarısı operasyonu ile alınan direnişçi eğitim emekçileri açlık grevini cezaevinde de aynı kararlılıkla sürdürürken hukuksuz ve gayri insani hak ihlalleri arasında sindirilmeye çalışılan topluma ışık kaynağı oldular.

Nuriye Semih'i savunanlardan öc alma politikası güdülüyor
Nuriye ve Semih’e boyun eğdiremeyen siyasi iktidar bir yandan da onlar için ses veren, onlara omuz olan dayanışmamız dahil her alanı hedefi haline getirdi. Bu hedef doğrultusunda devletin sistematik işkencesi açık bir şekilde halkın gözüne sokularak sokağa indi. Nuriye ve Semih'in için "adalet" talebini dile getiren yüze yakın kişi siyasi komplo ile tutuklandı.
Faşist cuntanın yıldönümü 12 Eylül'de Nuriye ve Semih'in 16 avuklatının siyasi komplo ile alınıp 23 Eylül'de tutuklanarak savunma hakkının gasp edilmesi açıktır ki Nuriye ve Semih'in mücadelesini engellemek ve direnişi bitirmeye dönüktü. Avukatların tutuklanma sonrası farklı illere sevk edilerek sürgün edilmesi, ayakta sayım dayatması, 9 yıl aile görüş yasağı, dilekçe haklarının kağıt kalem hakkı tanınmayarak gaspı, su içmek gibi temel ihtiyaçlarının da gaspı bir bütün olarak yıldırma ve Nuriye Semih'i savunanlardan öc alma politikasıdır. Bu hafta içinde Tekirdağ 2 Nolu T Tipi'nde tutuklu bulunan Av. Engin Gökoğlu'nun hücresine yapılan saldırı ile kolu kırıldı. 


Ankara Valiliği Çarşamba günü Ankara genelinde "istihbarat" olduğu gerekçesiyle Ankara genelinde Nuriye Semih'e adalet için yapılacak tüm eylemleri 3 ay süresince yasakladığını duyurdu.  Bilinmeli ki başaramayacaksınız. Nuriye ve Semih'in direnişi topyekün OHAL'e karşı halkların ve emekçilerin direnişidir.
Devletin vatandaşlarına dönük yürüttüğü bu intikam sürecini acizlik olarak görüyor ve hükümeti derhal bu hukusuz ve pervasız tavrını terketmesi noktasında uyarıyoruz.
KHK ile ihraç edilen öğretmen Nazife Onay Nuriye ve Semih için adalet mücadelesi veriyordu.19 Temmuz'da görülen duruşmada beraat etmesine karşın cezaevinden çıkmadan tekrar gözaltına alındı ve bu hafta tutuklandı. Midesi dahil ciddi sağlık sorunları olan Nazife Onay'ın tutuklanmasını tüm direniş destekçilerine bir göz dağı olduğunu biliyoruz. 45 kilo bir kadından korkmanızı ise anlamıyoruz...

adaletin derhal tayin edilmesini ifade ediyoruz
Nuriye Ve Semih İçin Dayanışma olarak siyasi iktidarı; yaşama ve sağlık hakları gasp edilen direnişçilerin taleplerini kabul etmesi ve hızla OHAL Komisyonu'nu harekete geçirmesi, dosylarını incelemesi ve acilen karar vermesi konusunda uyarıyoruz. Aksi halde dünyanın gözü önünde bir cinayetin faili olarak tarihe geçecekler. Bizler Nuriye ve Semih işlerine iade edilene kadar OHAL Komisyonu'nun görevini yapması ve dosyalarını öncelikli ve ivedi olarak incelemeleri için bulunduğumuz her yerden ses çıkarmaya devam edeceğiz. Hiçbirşey bahş etmelerini beklemiyoruz, hakları olanın geri verilmesini ve adaletin derhal tayin edilmesini ifade ediyoruz.

Nerede komisyon?
OHAL komisyonu'nun varlığı ve çalışma süreci bir muammadır. Komisyonun varlığının hangi ihtiyaç ve önceliklere hizmet ettiği bilinmemektedir. Mayıs ve ağustos aylarında komisyonun işleyişinin karar sürecine evrileceği ve emekçilerin dosyaları hakkında sonuç oluşacağı söylendiyse de oyalayıcı bir durum olmaktan öteye gidemedi. 5-6 Kasım için dosyların açıklanacağı ve Nuriye Semih'in dosyasının önceleneceği beyan edildi. İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve OHAL Komisyonu'nun derhal sorumluluk alarak yüzbinlerin mağduriyetini gidermesi ve Nuriye Semih'in yaşama hakkına yüzünü dönmesi gerekmektedir.

4 duruşma 17 Kasım'da Sincan Cezaevi Mahkemesi’nde

Nuriye Gülmen'e yönelik, fiziki, siyasi ve tıbbi tecridin derhal sonlandırılmasını istiyoruz. Semih'i mücadele ederek aldık, Nuriye Gülmen'in özgürlüğüne kavuşması ve taleplerinin kabul edilmesi için de mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz Nuriye ve Semih İçin Dayanışma olarak bir kez daha yineliyoruz, Nuriye ve Semih’in çok basit, sade ve net bir talebi var; “İşimizi Geri İstiyoruz!”Bu talep bizim de asli talebimizdir. İktidar derhal taleplerini kabul etmeli ve OHAL Komisyonu’nda Nuriye ve Semih’in dosyasını inceleyerek sorumluluk almalıdır.
Nuriye ve Semih’in 17 Kasım'da Sincan Cezaevi Mahkemesi’nde 4. duruşması görülecek. Dayanışma olarak tüm Nuriye ve Semih dostlarını direnişi savunmaya, tarihe tanık olmaya Ankara’ya çağırıyoruz!"

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız