Güncel

'Üzerinde ağlayıp dertleşebileceğimiz bir mezarımız olsun'

Cumartesi Anneleri'nin Galatasaray Meydanı'nda oturmalarına 25 haftadır izin verilmiyor...

10 Şubat 2019 Saat: 09:23
'Üzerinde ağlayıp dertleşebileceğimiz bir mezarımız olsun'
'Üzerinde ağlayıp dertleşebileceğimiz bir mezarımız olsun'

Emre ORMAN

Mehmet Şirin'in annesi Sabriye Maltu, gönderdiği mektupta "Başında bir dua okuyacağım mezarı hak etmiyor muyum?" diye sordu.

Cumartesi Anneleri’nin 724. hafta oturumunda kayıp yakınları 1995 yılında Batman'da özel tim ve askerlerin baskını sonucu gözaltına alınan, görgü tanıklarına rağmen gözaltına alındığı reddedilen, 24 yıldır kendisinden haber alınamayan 17 yaşındaki Mehmet Şirin Maltu'nun akıbetini sormak üzere bir araya geldi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde yoğun polis ablukası altında bir araya gelen kayıp yakınları, gözaltında kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını ve kayıpları temsilen birer kırmızı karanfil de taşıdı.

'DEVLET KAYIPLAR KONUSUNDA ÇİFTE STANDARTLI HAREKET EDİYOR'

724. haftada basın açıklamasını kayıplardan Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak okudu. 25 haftadır basın açıklamalarını polis ablukası ve müdahalesi nedeniyle İHD önünde oldukça dar olan bu sokakta toplumdan tamamen izole edilmiş bir şekilde gerçekleştirebildiklerini ifade eden Ocak, her cumartesi sabah erken saatlerde İHD ve çevresindeki sokakların ağır silahlı polisler tarafından kapatıldığını belirterek şöyle devam etti:

"Dün Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cemal Kaşıkçı’nın kaybedilmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler’in soruşturma başlatılması gerektiğini bir kez daha söyledi. Bu haklı talebi elbette destekliyoruz. Ancak bu topraklarda kaybedilen insanlarımız için etkin soruşturma yapılmasını talep eden bizlerin kamuoyuna ulaşmamızı bile engelleyenlerin bu çifte standartlı yaklaşımını da eleştiriyoruz."

'BEN ANNEYİM. BAŞINDA DUA OKUYACAĞIM BİR MEZARI HAK ETMİYOR MUYUM?'

Sağlık durumu nedeniyle alana gelemeyen Mehmet Şirin Maltu'nun annesi Sabriye Maltu, bir mektup gönderdi. Anne Maltu'nun mektubunu Maside Ocak okudu. Eşini geçirdiği kazada kaybettikten 3 ay sonra oğlu Mehmet Şirin'i kucağına aldığını ifade eden anne Maltu, mektubunda şunları dile getirdi:

"Babasız büyüttüğüm oğlumu askerler alıp götürdüğünde 17 yaşındaydı. Evimize baskın yaptıklarında geceydi. Askerler gecenin soğuğunda sabaha kadar benim ve komşularımın gözü önünde oğlumu dövdüler. Sonra Mehmet Şirin’i alıp götürdüler. Öğlene doğru askerler oğlumu getirdiklerinde bırakacaklar sandım ama yine oğlumu gözlerimizin önünde dövüp alıp götürdüler. Arkalarından Bekirhan Karakolu’na gittiğimde Mehmet Şirin’i gözaltına alan başçavuş, oğlumun orada olmadığını söyledi. Gittiğim her yerde bana aynı cevap verildi.

24 yıldır oğlumdan bir haber alabilme umuduyla yaşıyorum. Ben anneyim; başında dua okuyacağım bir mezarı hak etmiyor muyum? 24 yıldır bir mezar istiyorum. Mehmet Şirin’i alıp götürenlerin cezalandırılmalarını istiyorum. Yaşlıyım ve hastayım. Son nefesime kadar oğlumu aramaktan vazgeçmeyeceğim. Oğlum için, kayıplarımız için bir araya gelen herkesi kucaklıyorum."

'MEZAR HAKKI EVRENSELDİR'

Kayıplardan Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç da söz aldı. Ülke tarihinde daha 18'ini doldurmamış birçok çocuğun kaybedildiğine vurgu yapan Karakoç, "17 yaşında, daha reşit bile olmayan bir çocuk bu devlete ne yapabilir?" diyerek bu insanların evlerinden alınıp sokak ortasında işkenceye uğradığını ve katledildiğini dile getirdi. Mezar hakkının evrensel bir hak olduğunu hatırlatan Karakoç, şunları kaydetti: 

"Bizim annelerimizin de feryadı bu, bir mezar hakkı. 'Çocuğumun başında bir dua edebileceğim, çiçek koyabileceğim, üzerinde ağlayabileceğim, dertleşebileceğim bir mezarım olsun', binlerce aile bundan bile mahrum. Şimdi ben burada ülkeyi yönetenlere ileri geri bir laf söylesem, anında beni burada alır götürürler. Ama o insanlar hiçbir suçları yokken, insanların gözü önünde kaybedilir ve faillerin hiçbirine soruşturma dahi açılmaz. Bu insanların akıbetini ortaya çıkarmak devletin en öncelikli vazifesiyken, buna kör sağır ve dilsizi oynuyorlar. Bu insanlar, bu ülke bu zulmü hak etmiyor. Bu alana doğan bebeler şimdi 24 yaşında. 24 yıl önce buraya gelen anne babaların birçoğu artık aramızda değil. Yine de bu mücadeleyi bırakmadık, asla bırakmayacağız. Devlet geçmişiyle yüzleşmeli."

NE OLMUŞTU?

On yedi yaşındaki Mehmet Şirin Maltu Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı on beş hanelik Zediya Mezrası’nda yaşıyordu. 31 Ocak 1995 gecesi aralarında asker, özel tim ve köy korucularının da bulunduğu güvenlik güçleri, panzerler eşliğinde Maltu Ailesi’nin evine baskın yaptı. Kimlik kontrolü yapan askerler Mehmet Şirin Maltu’yu dışarı çıkardılar. Sabah 04.00’e kadar köydeki bütün evlerden, açık alanda işkence gören Mehmet Şirin Maltu’nun çığlıkları duyuldu. Ardından Şirin'i alıp götürdüler.

Ertesi gün saat 12.00 civarı dört araç eşliğinde Şirin’i elleri ve ayakları bağlı, kafasına çuval geçirilmiş halde köye geri getirdiler. Açık alanda askerler tarafından saatlerce darp edildi. Ailesi ve köylüler; askerlerin ondan kendilerine yer göstermelerini istediğini ama onun sürekli “Bilmiyorum!” dediğini duydu.

Askerler işkence sonucu ayakta duramaz hale gelen Mehmet Şirin Maltu’yu taşıyarak araca bindirip götürdüler.

Aile baskına katılan Bekirhan ve Kozluk Jandarma Karakolu’na başvurdu ancak onlara çocuklarının gözaltında olmadığı söylendi.

Aynı tarihlerde Batman Komando Taburu’nda gözaltında tutulan bir kişi serbest bırakılınca Maltu Ailesi’ne, Mehmet Şirin’i taburda gördüğünü ve altı gün boyunca beraber gözaltında tutulduklarını anlattı.

Savcılığa başvuran aileye soruşturma başlatmak için aile dışından iki şahit göstermesi istendi ama olaya tanık olanlar ağır baskı ortamında şahitlik yapamadı.

Başvuruları sonuçsuz kalan aile Mehmet Şirin Maltu’dan bir daha haber alamadı.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar, yakın çekim ve açık hava

YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Net Haber Ajansı Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız